Zihin Okulu
Zihin Okulu

Parapsikoloji - Telekinezi - Astral Seyahat - Telepati - Meditasyon...
 
AnasayfaAnasayfa  AramaArama  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Elinde Olanlardan Bahset

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
JiTeM
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 122
Kayıt tarihi : 04/04/11
Yaş : 24
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Elinde Olanlardan Bahset   Salı Nis. 05, 2011 2:52 pm

Üzülme! Dert etme can! Görebiliyorsan, dokunabiliyorsan, nefes alabiliyorsan, yürüyebiliyorsan Ne mutlu sana! Elinde olmayanları söyleme bana. Elinde olanlardan bahset can! Üzülme! Geceler hep kimsesiz mi geçecek? Gidenler dönmeyecek mi? Yitirdiğin her ne ise; bir bakarsın yağmurlu bir gecede Veya bir bahar sabahında karşına çıkmış Bil ki! Güzellikler de var bu hayatta Gel Git’lerin olmadığı bir hayat düşünebilir misin? “Hüzün olgunlaştırır” , “Kaybetmek sabrı öğretir”

(Mevlana Celaleddin - i Rumi)


Farkındalık uygulamaları ile kendimizi izliyor ve enerjimizi güncelliyorduk. Bu enerjimiz ile de kuant yolları üzerinde hakimiyet kuruyor ve isteklerimizi güçlendiriyorduk. Bugün bilimin vardığı nokta "herşey düşüncelerimizin ürünüdür".

Aslında hayatımızda başımıza gelen herşeyi biz istemişizdir. Ama bunun farkında değiliz. Çok sıkıldım demişizdir ve bir süre sonra bunalımlı dönemlerimiz olmuştur. Çok yalnızım demişizdir ve bir süre yalnız kalmışızdır. Param yok demişizdir ve parasızlık çekmişizdir.

Kuantum fiziğinin ışığında bugün insanoğlu artık bir bardağı bile görebilmemizin sebebinin bardağı görmek istememiz ve düşünmemiz olduğunu kanıtlamıştır. Bardağı veya bir insanı tamamen kafamızda bir kuruyoruz. Çünkü bu dünya yansımalar ve hayallerden ibaret. Biz aslında bir rüyadayız şuan ama farkında değiliz.

Sen aslında ne düşünensin , ne görensin nede bu bedensin. Şu an bu yazıları yazanda ben değilim , bu yazıları okuyanda sen değilsin. Çünkü düşünebilme kabiliyeti varsa işin içinde ego vardır nefs vardır ve kriterler vardır. Sen sadece saf enerjisin. Bu beden bir oyun dünyasının içinde ve iki yönlü bir bakış açısıyla senin bunu anlaman engelleniyor.

İlk olarak sen canının yandığını sanıyorsun ve öleceğini sanıyorsun. Fizikselliklere inanıyorsun. Hayvani içgüdülerine inanıyorsun. Duygularına , düşüncelerine ve hatta karakterine inanıyorsun. Sana nasıl birisin neleri seversin denildiğinde cevap bile verebiliyorsun. Multu olmayı amaçlıyorsun , güzel şeyler yapmayı istiyorsun ve güzel zevkler tatmayı seviyorsun.

Diğer kısım ise mutlu olamadığını , güzel şeyler yapamadığını veya yapamayacağını ve güzel zevklere daha çok uzak olduğunu söylüyor.

Aslında senin her istediğin gerçek oluyor ama sen bunun farkında değilsin. Şu an ağzından çıkanlar ile bu hayatını şekillendirdiğini göremiyorsun. Sen çalışarak veya didinerek veya kavga ederek, tartışarak isteklerini elde ettiğini sanıyorsun. Aslında sen istediğin anda hepsi gerçekleşmiş oluyor. Sadece bu gerçekleşme bu boyutta değil zamansız bir boyutta anında gerçek oluyor. Bu bilinç boyutuna uyarlanması içinde zaman adı verilen bir mekanizmaya uyarlanıyor. Bu da kuantların algılamamıza göre uyumlanması sayesinde zihnimizde şekillenmesi ile gerçekleşiyor.

Biz bir ilişki istediğimizde Alaaddin'in sihirli lambası devreye çoktan girmiştir. Biz sadece bunun farkında değiliz. Bu lamba sadece isteklere cevap verebilen bir mekanizmadır. İnsanlardaki ikilik mekanizması isteklerini söylese bile bir süre sonra onların elinde olmadığını hatırlatır.

Yalnızım diyen bir insanı ele alalım. Yalnızlıktan bahsetmek biz ile ilgili olamaz. Çünkü biz sadece isteklerimizi söyleyebiliriz. Her istediğimiz gerçek oluyor. Sana evren yalnız mısın diye sormadı, ne istediğini sordu.

Alaaddin'in sihirli lambasındaki cin çıkıyor ve sana diyor ki ;

- Emrin nedir?

sen de cevap olarak

- Ben yalnızım diyorsun.

Çıldırdın mı? Sadece istediğini söyleceksin. Bu ne kadar zor olabilir? Ben kendime bir sevgili istiyorum. Bir arkadaş istiyorum. Bir eş istiyorum. Bunları söylemen gerekirken "YALINIZIM" da nerden çıktı.

Cin tekrar geldi ve sana sordu. Emrin nedir?

- Bu aralar durumlar bozuk. Param da yok. İşler kötü

Sana ne istediğini sordu sadece. Yeni bir iş istiyorum , para istiyorum demeliydin.

İnsanlar sadece elinde olmayanlardan bahseder. Elinde olanları hiçbir zaman hatırlamaz.

Biriyle biraz konuşunca size hemen planlarını anlatmaya başlar. Hedeflerin ve amaçlarını. Ellerim var, ayaklarım var, gözlerim var hepside mükemmel çalışıyor. Ayrıca çizime kabiliyetim var , sayısal zekam var demez. Elinde olmayanları söyler. Hala araba alamadık. Ayrı eve çıkmak lazım. Bu devirde bu parayla geçinilmez.

Hala görmüyormusunuz? Ağzınıdan çıkanlar gerçek oluyor. Seçim sizin. İster elinizde olmayanları söyleyip o hayata mahkum olun. İster elinizdeki bilip isteklerinizi söyleyin ve gerçek olsun.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://zihinokulu.yetkinforum.net
 
Elinde Olanlardan Bahset
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Zihin Okulu :: Kişisel Gelişim :: Kuantum Düşünme-
Buraya geçin: